29 Temmuz 2012 Pazar

Dünya Ahiret Bacımsın Uzayda Yakalarsam Affetmem!




Ne kadar laçka kelimeler var Türkçe'de. Tatil yöresine gittiğinde sessizce durup etrafı dinlediğinde en çok konuşan en bağırıp çağıranın Türkler olduğunu fark edersin. Bayılıyoruz kelimeleri sündüre sündüre söylemeye. Aşkııııımmm, Aşkitoooomm, Hayatııımm. Erkeklerin nefret ettiği kelimeler dünyasına hoşgeldiniz. Yahu kızım içine ne girdi ne diye bağırıyorsun desibel rekoru kıra kıra. Elalemin gavuru öpüşüyor koklaşıyor ne güzel anlaşıyor ha sen neyin peşindesinde avazın cıktığı kadar bağırıyorsun. Üstsüz güneşlenen ablalardan kıskandıgın sevgilin sabahın köründe kalkıp niye şezlong kapıyor sanıyorsun. Ha sen daha iyi yerde uzanda güneşlen diye emin ol. Yoksa plajdaki üstsüzleri en iyi nerden görürüm derdine düştüğü falan yok...

Tatilde hiç uğraşmam çaba sarf etmem ulaşamayacağım şeylerin peşinde koşmaktan. Ben ne kadar kaçarsam 40+ teyzelerde üstsüz üstsüz etrafıma toplanır nedense. Klinik deneylerle defalarca kanıtlanıp onaylanmış bilimsel gerçekler bunlar kıcımdan uydurmuyorum vallahi. Yemin ederim o manzara karşı cinsten soguttu iki gün kendime gelemedim. Neye niyetlendim yine nerelere geldim. Az daha uğraşırsam Arifti Manchester'di kopup gidicem.

Şimdi kanka, kenks, kankeyto, bacito, aşkito... bir kamyon kelime var piyasada. Hepsinin anası olan Kanka terimini de ilk ortaya atan orta asyadan gelen kayı boyları değil bizzat Mehmet Ali Erbil'in ta kendisidir. 83'lü nesilin performansı konusundaki eşsiz cümle ile kendisine selamlarımı yolladığım üstad Yalçın Menteş'le birlikte oynadıkları Tatlı Kaçıklar ile hayatımıza sokmuştur bu kelimeyi. Bu kelimenin en yakıştığı cümle ise "Kanka ayağı götayağı" diye kullanılan cümledir ki %100 feysbuk onaylıdır ve çalışmaktadır. Tavsiye edip layklayanlar arasında Mark Zükenberk ile rahmetli Sitiv Japsta bulunmaktadır.

Bu kadar dangalakça bir söz ancak bizim tarafımızdan uydurulabilirdi. Otoriteleri yanıltmayıp bunu da başardığımız için tebrik ediyorum ulus olarak hepimizi. Tabi benim tebriğim ne kadar umrunuzda orası ayrı. Efendim bu cümleyi yada kalıbı her neyse işte uyduran karşısındaki kızın güvenini tüm sırlarını öğrendikten sonra ona göre davranan bukalemunlar tarafından desteklenmektedir. Hani şu adamım diye gezen Issız Oğlanlar'dan dolayı.. Ulan ırzı kırık sen bir uçkuruna hakim olamıyorsun diye ben senin yediğin haltların yaftasını üzerimde taşımak zorundamıyım ? Er kişinin etrafındaki kızlar hele birazcık güzelse, hayatı yaşamaktan keyif alıyor, dışarda fazla vakit geçiriyorlarsa sıçtık. Ya onlarla yatıyor olmalısın ya yatmak için ön hazırlık yapıyor olmalı yada bildiğin ibne olup onlarla gezmek zorundasın başka seçenek yok. Eh ulan öküz iki insan birbirine derdini anlatamaz mı ? Hayatta yediği kazıkların nedeninin ne olduğunu karşı tarafa soramaz mı ? Sonuç olarak gri bölgeyi saymazsak yaradandan ötürü ikiye ayrılmıyormuyuz ? E o zaman karşındakini anlayabilmek onunla empati kurabilmek için onu daha iyi tanıman gerekmez mi ? Peki senden hoşlanan/birlikte olan birileriyle yapma şansın nedir ? Sana karşı her zaman bir maske ile gezdiğini fark etmen kaç yılını alır ? Zaten o maske indiği zaman evlilik denen kutsal müessesenin bir ferdi olmuş olduğunun farkına ne zaman varırsın ? O halde sevdiğini anlamanın en iyi yolu karşı cinsi daha iyi anlamaktır. Erkekler ile kızlar bu yüzden dost olmalıdır. Bu sayede memleketteki rekor boşanma oranları azalmalı, yok yere insanların günahına girilmemelidir. Cinsellik ön planda yaşanmasa bile arka planda yaşanabilir. Her ne kadar büyük bir tabu olsa da sağlıklı cinsel yaşam herkesin hakkıdır. Her önüne gelenle düşüp kalkın demiyorum ama yapacaksanız da bu haltı dört duvar arasında güvendiğiniz insanlarla yapın. Evli adamlar, kadınlar bu haltı yerken iki kere düşünün! Ya evdeki de aynısını yapıyorsa ? Sürüdeki tek çakalın siz olmadığınızı aklınızdan sakın çıkarmayın.. En temiz dileklerimle ağzınızdan öpüyorum.


Not: Blog konusunda yeni olduğumdan saçma sapan konulardan başlayıp apayrı yerlerden çıkabiliyorum. Zamanla oturacak bu bozukluk için büyük şehirden peşinen özür diliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder